GENÇ KUŞADASI

 

LADY KUŞADASI

 
 
 
 
 
 
 
Nöbetçi Eczaneler
Market İndirimleri
Yararlı Linkler
 
 
 
KUŞADASI VE ÇEVRESİNDE GÖRÜLECEK YERLER
GÜVERCİN ADASI NEOPOLİS PYGELA
ÖKÜZ MEHMET PAŞA KERVANSARAYI PANIOMION KALEİÇİ CAMİİ
MİLLİ PARK KADI KALESİ SELÇUK
EFES MERYEM ANA EVİ İSA BEY CAMİİ
ARTEMİS TAPINAĞI YEDİ UYURLAR AYANSULUK KALESİ
ST. JEAN BAZİLİKASI DİDİM MİLET
PİERENE    
GÜVERCİN ADASI: Bir mendirek ile Kuşadası' na bağlanmış
olan Güvercin Adası' nın üzerinde tarihi Bizanslılara kadar
uzanan bir kale bulunmaktadır. Genova' lılar için de stratejik
önemi büyük olan ada,Osmanlılar döneminde Mora isyanına
karşı adalardan gelebilecek saldırıları önlemek amacıyla
kullanılmış ve bu sırada tam bir yenileme görmüştür. Adaya
adını veren kalenin son şeklini alması da bu döneme rastlar.
Osmanlı döneminde ada korsanlara karşı da bir karakol
vazifesi yapmış olduğu için, Korsan Kalesi olarak da bilinir.
Adanın en yüksek noktasında bulunan kule, muhafızların
çevreyi gözetlenmesi için kullanılmış olup, ayrıca adada bir de su sarnıcı mevcuttur.
Bugün çevre düzenlemesi yapılmış olan adanın etrafında ve içinde kafeterya, restoran ve çay bahçeleri mevcuttur. Ada, Kuşadası' nın siluetine ayrı bir güzellik katmakta özellikle de geceleri ışıklandırıldığından büyüleyici bir manzara sunmaktadır. Kuşadası'ndan gitmeden mutlaka Güvercin Adası' nda ün batımı seyretmenizi öneririz.
NEOPOLİS: Güvercinada' dan Kadınlar Denizi' ne giden yol üzerinde, Güvercinada' nın az ilerisinde olan Neopolis' in Kuşadası' nın ilk yerleşim yeri olduğu ve İonlar tarafondan kurulduğu sanılmaktadır. Şu ana kadar ciddi bir arkeolojik araştırmaya konu olmamış Yılanı Burnu üzerinde bazı duvar kalıntıları mevcuttur. Burun sadece tarihi değeri ile değil, aynı zamanda Güvercin Ada ile paralel bir şekilde denize uzanması nedeniyle adanın manzarasına kattığı eşsiz güzellik nedeni ile de görülmeye değerdir. Kuşadası'ndan gitmeden yılancı Burnu' nu bir de denizden görmenizi öneririz.
ÖKÜZ MEHMET PAŞA KERVANSARAYI: Sadrazam Öküz
Mehmet Paşa tarafından kentin imarı kapsamında 1618
yılında inşa edilen Kervansaray, merkezde Güvercin Ada' ya
giden yol üzerinde yer almaktadır. Deniz ticareti için yaptırılmış
olan bu Osmanlı hanında avlunun etrafı iki katlı kapalı bir
mekan çerçevelemektedir. Kervansaray' ın girişi kuzey yönünde
olup, iki köşesinde arka taraftan üst kata çıkan merdivenler
bulunmaktadır. Mermer kapı boşluğu basık bir kemerle
örülmüştür. Girişin sağ ve sol tarafında kemerlerle orta alana bağlanan bölümlerden solda olanı, arkaya küçük bir kapı ile bağlandığı için buranın hana gelen eşyaların alındığı emanet bölümü olduğu düşünülmektedir. Sağdakinin ise hana giriş ve çıkışı sağlayan görevlilerin alanı olduğu düşünülmektedir. Avlunun ortasında kazı ile açığa çıkarılan ve bugün havuz olarak kullanılan bir şadırvan bulunmaktadır. Avlunun çevresindeki çapraz tonozlu her revak bölümünün ardında, içlerinde ocak ve değişik ölçülerde dolapların bulunduğu birer oda bulunmaktadır. Kervansarayın üzerini düz bir dam örtmektedir.Dışarıdan özellikle de denizden gelecek saldırıları önleyebilmek amacıyla kuzeybatı ve kuzeydoğu yönlerine ayrı bir önem verilmiş ve kuzey yönü dış surlarla birlikte düşünülmüş olan kervansarayın doğusunda çarşıya açılan bir kapı bulunmaktadır.
Bugün turizme açık olan Kervansaray' da Türk Geceleri' nin düzenlendiği bir otel ve avlu çevresinde çeşitli turistik eşya mağazaları bulunmaktadır. Çok özel bir Kuşadası geçirmek istiyorsanız Kervansaray' da düzenlenen Türk Geceleri' nden birine katılmanızı öneririz.
PYGELA: Kuşadası' nın yaklaşık 3 kmkuzeyinde yer alan Pygela Ören Alanı, efsaneye göre Agememnon' un askerleri tarafından kurulmuştur.Kentin il halkı bir hastalık nedeniyle burada bırakılan Agememnon' un askerlerinden oluşmaktaymış.Strabon' dan edinilen bilgiye göre burada Artemis' in Munykhia tapınağı bulunmaktaymış. J.M.Cook tarafından yapılan araştırmalarda buranın tarihinin Protogeometrik Çağa kadar uzandığı saptanmıştır. Ayrıca Pygela Miken Seramiği bulunan merkezler arasında da gösterilmekte olup, ne yazık ki yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Helenistik döneme ait surların dışında, ören yerinde ziyaretçiler açısından görülebilecek fazlaca bir eser bulunmamaktadır. Arkeolojiye özel bir ilgi duyuyorsanız Pygela Ören Alanını gezmenizi öneririz.
PANIOMION: Davutlar-Güzelçamlı karayolu üzerinde yoldan biraz içeridedir. Iyon Konfederasyonu' na bağlı 12 İyon şehrinin merkezi olarak tarihe geçmiştir.
KALEİÇİ CAMİİ: Sadrazam Öküz Mehmet Paşa' nın  şehrin yeniden imarı sırasında şehre kattığı eserlerdendir. Çarşı içinde bulunan cami, 1618 yılında Sadrazam' ın ölümünden bir yıl önce yapılmıştır. Bu nedenle Öküz Mehmet Paşa Camii adıyla da anılmaktadır. 1830 yılında onarım görmüştür. Tek şerefeli minaresi sağdadır. Camiyi 12 kenarlı ve 16 pencereli kasnak üzerine kurulan kubbe örtmektedir. Giriş kapısının kanatları geometrik geçmeler ve sedef kakmalarla süslenmiştir. Osmanlı ve Türk İslam Mimarisine ilgi duyuyorsanız bu camiyi mutlaka  gezmenizi öneririz.
MİLLİ PARK: Doğal yaşamın giderek yok olmaya başladığı turizm bölgelerinin aksine Kuşadası' nın sınırları içerisinde, ilçenin güneyinde; yeşil ile mavinin sarmaş dolaş olduğu, yaban domuzlarına elinizle yemek yedirebileceğiniz bir milli park bulunuyor. Kuşadası' ndan düzenli olarak sefer yapan Güzelçamlı minibüsleri ile ya da aracınızla Güzelçamlı yolundaki tabelalarını takip ederek gidebileceğiniz, Samsun Dağları' nın denize uzandığı Dilek Yarımadası' nda bulunan 11.000 hektarlık bu doğal orman alanı, 1966' da Milli Park ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Akdeniz Bölgesinde çok nadir görülen bir bitki örtüsüne sahip olan Milli Park, bu nedenle botanikçiler tarafından çeşitli araştırmalara konu olmuş ve bilimsel değer kazanmıştır.
Milli Park sınırları içerisinde bir çok yaban hayvanına da ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar arasında çok sayıda sürüngen, içlerinde yaban domuzlarının da bulunduğu çok sayıda memeli hayvan, bir çok kuş türü ve hatta soyu yeryüzünde tükenme tehdidi ile karşı karşıya bulunan Anadolu Parsı da sayılabilir. Ayrıca Milli Park' ın kıyıları da Akdeniz' e özgü hemen tüm balık türleri ve deniz kaplumbağaları için uygun bir yaşam ve üreme alanıdır. Bir çok Akdeniz ülkesinde koruma altında bulunan Akdeniz Fokları da bu kıyıları yuva edinmiş hayvanlardandır.
Doğal hayata bu katkıları sağlayan Milli Park alanı, plajları ve piknik yerleri ile de Kuşadası' nda yaşayanlara ve tatile gelenlere çeşitli imkanlar sunmaktadır. Tenha ve serin koylarda yüzebilir, sıcak bir yaz gününü güzel bir ağacın gölgesinde okuyarak, dinlenerek ya da ailenizle piknik yaparak geçirebilir, orman içi patikalarda yürüyüş yapabilirsiniz. Eğer biraz da konfor diyorsanız yüzmek için su, WC ve soyunma kabinlerinin bulunduğu İçmeler Koyu, Aydınlık Koy ya da Kavaklı Plajı' nı tercih etmenizde fayda olacaktır. Siz de şehir yaşamından bunalıp, doğa ile başbaşa bir gün geçirmeyi istiyorsanız Kuşadası' ndan ayrılmadan mutlaka Güzelçamlı' da bulunan Milli Park alanını ziyaret edin.
KADI KALESİ: Kuşadas' ndan Davutlar' a giderken Nazilli Sitesi yakınlarında bulunmaktadır. Venedik ve Bizanslılar tarafından kurulan kalenin bir bölümü 1976' da restore edilmiştir. Halen bir kazı evinin bulunduğu alanda tarihi gün yüzüne çıkarma çalışmaları sürmektedir Arkeolojiye ve tarihe ilgi duyuyorsanız buradaki kalıntılar görülmeye değer olacaktır.  
SELÇUK:  İzmir' in Selçuk ilçesi yakınlarında bulunan Efes Antik Şehri Kuşadası' na yaklaşık yarım saat uzaklıktadır. Selçuk çevresindeki yerleşime bakıldığında M.Ö. 6000 yılına kadar uzandığı görülmektedir.
Efes tarihi boyunca birçok kez yer değiştirdiğinden kalıntıları geniş bir alana yayılır. Yaklaşık 8 km²lik bir alana yayılan bu kalıntılar içinde kazı-restorasyon ve düzenleme çalışmaları yapılmış, ziyarete açık olan bölümlerdir.
1- Ayasuluk Tepesi (İ.Ö. 3. bine tarihlenen en erken yerleşim ile Bizans Devrine ait, Hıristiyanlık dünyası için büyük önem taşıyan St. Jean Kilisesi)
2- Artemision (İ.Ö. 9-4. yüzyıllara ait önemli bir dini merkez; dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı)
3- Efes (Arkaik-Klasik-Hellenistik-Roma ve Bizans Devri yerleşimi),
4- Selçuk (Selçuklu, Osmanlı Dönemi yerleşimi ve bu yerleşimi barındıran, bugün önemli bir turizm merkezi olan modern kent),

Ayansuluk Tepesi' nde Tunç Çağı ve Hitit' lere ait yerleşimler saptanmıştır. Hitit döneminde şehrin adının Apasas olduğu tespit edilmiştir. buraya M.Ö. 1050 yıllarında Yunanistan' dan gelen göçmenler yerleşmişlerdir.
EFES ANTİK ŞEHRİ: Bugün Efes Harabeleri' nin olduğu alan ise Büyük İskender' in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yılında kurulmuştur.  Bir liman kenti olan Efes' te bugün oldukça iyi durumda korunmuş olan bir çok tarihi zenginlik ayaktadır. Görülebilecek eserler arasında Vedius Gymnasiumu, Stadyum, Akropol, Bizans Hamamı,Çifte Kiliseler (Konsül Kilisesi), Liman Hamamları, Arkadiana (Liman Caddesi), Tiyatro Gymnasiumu, Tiyatro, Ticaret Agorası, Mermer Cadde, Celsus Kitaplığı, Aşk Evi, Skolastika Hamamı,  Hadrian Tapınağı, Yamaç Evler, Traian Çeşmesi, Domitian Tapınağı, Devlet Agorası, Belediye Sarayı ve Odeon sayılabilir. Kuşadası' ndan ayrılmadan Efes antik kentini mutlaka gezmelisiniz.
MERYEM ANA EVİ: 420 m. yükseklikteki Bülbül Dağı Selçuk' tan 9 km. uzaklıktadır ve Meryem Ana Evi burada bulunmaktadır. Hıristiyan inancında kutsal sayılan ve Panaya Kapulu adı verilen bu yere Hz. İsa' nın ölümünden sonra Hz. Meryem' in Aziz Jean tarafından getirildiğine inanılmaktadır. Bu olaydan 431 yıl sonra düzenlenen konsil tutanaklarında bu olay geçmektedir. Bu olayı ilk Clement Brentano araştırmış 1878' de araştırmış ardından İzmir Koleji Müdürü Lazarist ve rahip Eugene Poulin Brentano' nun yazdıklarının doğru olup olmadığını araştırmak için Efes' in güneyindeki dağlarda dolaşmaya başlamışlar ve bugün bilinen evi bulmuşlardır. Bulunan evin daha önce anlatılanlara aynen uyması nedeniyle toplanan Hıristiyan din adamları tarafından Hz. Meryem' in burada yaşadığı kabul görmüş ve 1892' de Monsenyör Timoni burada dini tören yapılmasına izin vermiştir. Tartışmalar Papa 23. Johannes' in 1961 yılında burayı haç yeri olarak ilan etmesiyle son bulmuştur.
Günümüzde Panaya Kapulu' daki küçük meydanda evin yanında yuvarlak sarnıç, tepenin çevresinde kemerli duvarlar açıkça görülmektedir. Ayrıca yapılan kazılarda pişmiş toprakta iki lahit ve bazı mezar hediyeleri bulunmuştur.
Kutsal olarak kabul edilen suyun bulunduğu sarnıcın yanındaki yolun sonunda, üzeri küçük kubbe ile örtülmüş kilise bulunmaktadır. Kilise VII-VIII. yüzyılda yapılmıştır. Buranın haç yeri ilan edilmesinden sonra, evin kalıntıları üzerine küçük bir şapel yapılmıştır. Eski yapı ile sonradan inşa edilen şapelin duvarlarının birbirinden ayrılması için her ikisi arasına kırmızı boya ile bir çizgi çekilmiştir. Apsiste bulunan Meryem Ana Heykeli' nin XIX. yüzyılda buraya konulduğu sanılmaktadır. Bu bölümün güneyinde küçük bir oda onun doğusunda ise bir niş bulunmaktadır. Bulunan odada Müslümanlar tarafından namaz kılınmakta olup, duvarlarında Meryem Ana ile ilgili Kuran' dan surelere yer verilmiştir. Eğer Kuşadası' ndaysanız yemyeşil Bülbül Dağı üzerinde kurulu bulunan Meryem Ana Evi' nin huzurlu atmosferinde bir gün geçirin, pişman olmayacaksınız.
ARTEMİS TAPINAĞI: Selçuk-Kuşadası yılu üzerinde bulunan görkemli tapınak, dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmektedir. Efes' lilerin ilk yerleşimlerinin bu tapınağın bulunduğu bölgede gerçekleştiği bilinmektedir. Bir depremle ykılan tapınak Efesliler tarafından Roma İmparatorluğu' nun yardımı ile yeniden inşa edilmiştir. Bugün tapınağın sadece temel kalıntıları görülebilir durumdadır. Tapınak 127 sütunlu olup cephedeki 36 sütunu kabartmalıdır. Tapınağın ilk seferinde 125 metre uzunluğu, 60 metre genişliği ve 25 metre yüksekliğinde inşa edildiği düşünülmektedir. Tapınağa ait en eski kalıntıların M.Ö. 6.yy olarak tarihlendirildiği ve yeniden inşası sırasında 105 metre uzunluk, 55 metre genişlik ve 25 metre yükseklik ile 600 metrekarelik bir alana kurulduğu sağtanmıştır.
Son olarak M.S. 263 yılında Got' ların saldırısına uğrayan tapınak yıkılarak yağmalanmıştır.
Bakir Doğa Tanrıçası olarak bilinen Artemis inancının kökleri Anadolu' ya Hitit'lerin ana tanrıçası Kybele' ye dayanmaktadır. Efes' te bu iki tanrıça bolluk ve bereket simgesi olarak anılmaktadır.
1869 yılında bir İngiliz olan Wood tarafından bulunan tapınaktaki kazıları 1904' te başka bir İngiliz Hogart sürdürmüştür. Bugün kazılara Avusturyalılar tarafından devam edilmektedir.
YEDİ UYURLAR: Yedi Uyurlar yüzyıllar boyunca Anadolu' da yaşayan, Kutsal Kitaplarda da yer alan ve tarihi çağlarda yaşamış, Yamliha, Mekselina, Meslina, Mernuş, Debernuş, Saznuş ve çoban Kefeştatyus isimli yedi gencin başından geçen mucizevî bir olaydır. Selçuk' ta bulunan Yedi Uyurlar mağarasının yanı sıra Diyarbakır' ın Dicle ilçesinde, Afşin Elbistan, Eskişehir ve Tarsus' ta da benzer alanlar bulunmaktadır. Öyküye göre çok Tanrılı dinin hüküm sürdüğü kentte 7 genç tek tanrıya ve Hıristiyanlığa inanmışlardı. Zalim olduğu kadar tebaasının dinsel özgürlüğünü de kısıtlayan kralın baskısından kurtulmak için çare arayan gençler bir mağaraya sığındılar. Gençler bu mağarada 309 yıl boyunca uyudular. Bu olay sırasında Kral' ın askerleri mağarayı bulmuşlar, ancak içeriye girememişlerdi. Bunun üzerine kral gençlerin açlık ve susuzluktan ölmeleri için mağaranın ağzını bir duvar ile ördürmüştü. Aradan geçen yıllarla birlikte olay unutulmuş, bazı hayvan sahipleri duvarı yıkarak mağarayı ağıl olarak kullanmışlar, ancak içeride uyuyanları görmemişlerdi. 309 yıl sonunda uyanan gençler uykularının bu denli uzun olduğunu fark etmemişler, bir ya da yarım gün uyuduklarını sanarak Yemliha' dan çarşıya gidip yiyecek almasını istemişlerdi. Yemliha ekmek almak için girdiği fırına çok eski yıllara ait gümüş bir sikke verince fırıncı şüphelenerek ihbarda bulunmuş, paganlığın sona ererek Hıristiyanlığın kabul edildiği şehirde genç dönemin kralının huzuruna çıkarılmış, önce söylediklerine inanılmak istenmediyse de, daha sonra bir mucize ile karşı karşıya olunduğu anlaşılmıştı. Bunun üzerine devrin Başpiskoposu bu gençle konuşmuş ve Yemliha mağaraya geri dönüp arkadaşlarına 300 yıldan fazla uyuduklarını anlatmıştı. Bu olayın üzerine ebedi uykuya dalan gençlerin yattığı bu yere bir kilise yapılmıştır. Günümüzde gençlerin mezerının olduğu mezar alanını Avusturya Arkeoloji Enstitüsü ekibi 1927-1928 yıllarında ortaya çıkarmıştır. Burada bazıları mahzen mezar (kripta), bazısı mezar odası şeklinde olan ve yapımlarında farklılıklar bulunan yediden fazla mezarla karşılaşılmıştır. Günümüzde bir kısmı yıkık ve harap olan mezarların ve şapelin duvarlarında freskolar bulunmaktadır. Bezemelerde Helenistik Çağ süsleme sanatının unsurları, daha geç devirde kullanılan çiçek bezemeleri görülmektedir.Büyük olasılıkla bu resimler M.Ö. V-IV. yüzyılları yansıtmaktadır.
İSA BEY CAMİİ: Selçuk' ta Ayansuluk Kalesi ile St. John kilisesinin bulunduğu tepenin batı yamacında olan camı, kapı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre 1373 yılında Aydınlıoğlu İsa Bey tarafından yapılmıştır. Mimarı Ali Bin Müşeymeş ed-Dımışki’dir.
Aydınlıoğulları döneminin mimarisini yansıtan cami bezemeleri ile de dikkati çekmektedir. Batı cephesindeki pencere ile giriş kapısı üzerine zengin ve renkli taş bezemeler bulunmaktadır. Ayrıca pencerelerde geçme örnekleri ile düğümlü geçmeler birlikte kullanılmıştır. İbadet mekânında mihrap önü kubbesi mozaik çini tekniğinde yapılmış pandantifleri firuze, kahverengi ve koyu mavi renkte çinilerle kaplanmıştır. Bu çinilerin arasına tuğlaların yardımı ile altı köşeli yıldızlar ve altıgenlerden meydana gelen geometrik bir bezeme meydana getirilmiştir 
AYANSULUK KALESİ: Selçuk' ta Ayansuluk tepesinde bulunan kale etkili Arap akınlarından korunmak için VII-VIII. yüzyıllarda Bizanslılar tarafından yapılmıştır. St. Jean kilisesinin bulunduğu alanın çevresi 2o kule ve onları birbirine bağlayan surlarla çevrilmiştir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de kale onarılmış ve daha güçlendirilerek kullanılmaya devam etmiştir.
Kesme taş ve moloz taşlardan yapılan kale ve surlarının Efes antik kentine yönelik görkemli bir giriş kapısı bulunmaktadır. Kalenin görkemli giriş kapısının dışında biri biri güney diğeri ise batıda olmak üzere iki giriş kapısı daha vardır. Surlar 15 burçla sağlamlaştırılmış olup, günümüzde büyük bir bölümü restore edilmiştir.
ST. JEAN BAZİLİKASI: Selçuk' ta Ayansuluk Tepesi' nde yer alan bazilika, Bizans İmparatoru Justinyen tarafından M.Ö. 6. yüzyılda yaptırılmıştır. 40x110 metre boyutlarındadır. Girişi batıda olan yapının planı bir hacı andırmaktadır.
Kilise kısmı kalın fil ayakların taşıdığı altı büyük kubbe ile örtülmüş olan bazilike ve Nartex bir kubbe ile örtülüdür.
Bazilika’nın ortasında kubbe altında ve zemin seviyesi altında olan St.Jean Mezarı’nın doğu tarafında rahiplerin oturdukları kısımlar bulunur. Bu yapılar kiliseden yarım daire biçiminde ayrılır. Mezar alanının kuzeyinde aziz resimlerden oluşan fresklerin bulunduğu kilisenin restore edilen sütun başlıkları üzerinde İmparator Justinyen ile karısı Theodora’nın monogramları vardır. 
 
 
Türkçe Giriş Sayfası
   
A' dan Z' ye Kuşadası
Alışveriş Merkezleri
Araba Galerileri
Araba Kiralama Şirketleri
Araba Tamir Servisleri
Ayakkabıcılar
Ayakkabı Tamircileri
Bahçe Düzenleme Firmaları
Bakkallar
Bankalar
Barlar
Berberler
Bijuteriler
Boyacılar
Çantacılar
Çiçekçiler
Dalış Okulları
Deniz Malzemeleri
Dericiler
Dil Okulları
Dişçiler
Doktorlar
Eczaneler ve Gözlükçüler
Elektrikçiler
Elektronik ve Bilgisayar
Emlakçılar
Ev Gereçleri ve Tekstili
Evcil Hayvan ve Gereçleri
Feribot Seferleri
Fotoğrafçılar
Gelinlik- Abiye Mağazaları
Giyim Mağazaları
Gümüşçüler
Güvenlik Sistemleri
Güzellik Salonları
Halıcılar
Hastaneler
Hediyelik Eşya
İnşaat Şirketleri
Kafeteryalar
Kasaplar
Kırtasiyeler
Kitapevleri
Kuaförler
Kuyumcular
Muhasebeciler
Nakliyeciler
Olta ve Av Malzemeleri
Oteller
Pansiyonlar
Parfümeriler
Pastaneler Tatlıcılar Fırınlar
Perdeciler
Restoranlar
Seyahat Şirketleri
Su Tesisatçıları
Taksi Durakları
Tercümanlar
Terziler
Veterinerler
Yapı Marketler
 
GÖRÜLECEK YERLER
GÜVERCİN ADASI
ÖKÜZ MEHMET PAŞA KERVANSARAYI
MİLLİ PARK
EFES
ARTEMİS TAPINAĞI
ST. JEAN BAZİLİKASI
PİERENE
NEOPOLİS
PANIOMION
KADI KALESİ
MERYEM ANA EVİ
YEDİ UYURLAR
DİDİM
PYGELA
KALEİÇİ CAMİİ
SELÇUK
İSA BEY CAMİİ
AYANSULUK KALESİ
MİLET
 
 

Kuşadası Şimdi     Ulaşım     Tarihçe     Kültür-Sanat     Görülecek Yerler     Eğlence     Kuşadası Haber     Alışveriş     Kuşadası Bu Ay    
Önemli Telefonlar     İletişim     Sık Sorulan Sorular  
  

www.klikkusadasi.com